Yukleniyor
+90 543 875 6449Abbas Öztürk İhsaniye Mahallesi Kale Önü Sokak Arıcı Apartmanı 4/4 Selçuklu/Konya
Dolar
46,8629 %0,16
Euro
53,6121 %0,00

Vicdan Çökerse Millet De Yorulur

Bir toplumun gerçek gücü yalnızca sınırlarından değil; adalet, liyakat, merhamet, dürüstlük ve ortak vicdanından doğar.

Abbas ÖZTÜRK
Abbas ÖZTÜRK 05.07.2026 18:12 | Okuma: 3 dk
Köşe Yazarları
Vicdan Çökerse Millet De Yorulur

**Vicdan Çökerse Millet De Yorulur**

Bir milletin hastalığı önce bedeninde değil, ruhunda başlar.

Dışarıdan bakınca her şey yerli yerinde görünebilir. Bayrak dalgalanır, ezan okunur, meydanlar dolar, nutuklar atılır. Ama içeride, insanın vicdanında ve toplumun ortak değerlerinde bir çürüme başlamışsa, asıl tehlike oradadır.

Çünkü milletleri ayakta tutan sadece toprak değildir. Toprağı vatan yapan; adalettir, doğruluktur, insanlıktır, emektir, liyakattir, merhamettir.

Biz bu topraklarda iki büyük mirasın çocuklarıyız. Biri Türk töresi, diğeri İslam ahlakı.

Töre bize adaleti, doğruluğu, faydalı olmayı ve insan kalmayı öğütledi. Dinimiz bize adil olmayı, ehliyeti, liyakati, maslahat için çalışmayı ve meşvereti emretti. Yani danışmayı, ortak aklı, hakkı ve hakkaniyeti esas aldı.

Peki bugün kendimize dürüstçe soralım:

Biz bu ilkelerin neresindeyiz?

Bir insan kimse görmüyorken doğru olanı yapabiliyor mu? Bir yönetici gücü eline aldığında adaletten sapmadan durabiliyor mu? Bir toplum, haksızlık karşısında kime yapıldığına bakmadan ses çıkarabiliyor mu?

İşte mesele tam da burada başlıyor.

Ahlak yalnızca bireyin cebinde bulduğu cüzdanı iade etmesi değildir. Ahlak, makam sahibinin emanete sahip çıkmasıdır. Ahlak, liyakat yerine yakınlığı koymamaktır. Ahlak, hak edeni ezip güçlü olanı kayırmamaktır. Ahlak, “bizden” olana susup “ötekine” bağırmamaktır.

Çünkü adalet seçici hale gelirse, vicdan da zamanla susar.

Bugün milletçe yaşadığımız en büyük tehlike budur. Bağışıklık sistemimiz zayıflıyor. Bizi biz yapan değerler yıpranıyor. Doğruluk bazen saflık gibi görülüyor. Dürüst kalan insan kendini yalnız hissediyor. Hakkını arayan yoruluyor, susan ise ayakta kalmanın yolunu bulduğunu sanıyor.

Oysa bir milletin direnci, tankıyla, topuyla, binasıyla değil; insanının ahlakıyla ölçülür.

Eğer çocuklarımız çalışarak değil, tanıdık bularak bir yere gelineceğini öğrenirse; eğer gençler emeğin değil kurnazlığın kazandığını görürse; eğer vatandaş, hakkın değil gücün geçerli olduğuna inanırsa, işte o zaman toplumun ruhunda derin bir yara açılır.

Biz bu hale gelmemeliydik.

Çünkü bizim mayamızda töre vardı. Bizim yolumuzda din vardı. Bizim tarihimizde adaletle hükmedenler, emaneti namus bilenler, devlet aklını şahsi çıkarın üstünde tutanlar vardı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bu millete yalnızca bir vatan bırakmadı; aklı, bilimi, bağımsızlığı ve Cumhuriyet ahlakını da emanet etti. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözü, sadece siyasi bir cümle değil; aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur.

Çünkü milletin egemen olduğu yerde, kimse milletin hakkını kendi malı gibi göremez.

Bugün bize düşen şey, birbirimize öfke büyütmek değil; kendimize dönüp sormaktır:

Biz neyiz?

Biz kimiz?

Biz ne yapıyoruz?

Bu soruların cevabını sloganlarda değil, davranışlarımızda aramalıyız. Evde, sokakta, işte, makamda, sandıkta, pazarda, okulda, devlette…

Kimse görmüyorken doğru olanı yapabiliyor muyuz?

Güç bizdeyken adil kalabiliyor muyuz?

HaksızIık bize yapılmadığında da rahatsız olabiliyor muyuz? Eğer bu sorulara içimiz rahat cevap veremiyorsak, hastalığın adı bellidir: İlkesizlik. Ve ilkesizlik, bir milleti içeriden kemiren en sinsi virüstür.

Tedavisi de bellidir: Adalete dönmek, liyakate sarılmak, töreyi hatırlamak, dini sadece dilde değil ahlakta yaşamak, Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet’i ortak vicdanla korumak.

Çünkü vatan sadece sınır çizgisi değildir. Vatan, namustur. Vatan, emanettir. Vatan, adaletle ayakta duran ortak yuvamızdır. Bugün korkuyorsak, bu korku umutsuzluktan değil; hâlâ kaybedecek çok değerimiz olduğunu bildiğimizdendir

Ve hâlâ geç değildir.

Yeter ki milletçe yeniden kendimize gelelim. Yeter ki vicdanımızın sesini kısmayalım. Yeter ki kimse görmüyorken bile doğru olanı yapacak kadar insan, haksızlık karşısında susmayacak kadar millet olabilelim.

Siradaki haber hazirlaniyor...

Okur Görüşleri

Yorumlar

0 yorum

İlk yorumu sen yaz!

Söz Sende

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayına alınacaktır.

 İhbar Et