+90 543 875 6449Abbas Öztürk İhsaniye Mahallesi Kale Önü Sokak Arıcı Apartmanı 4/4 Selçuklu/Konya
Büyükşehir
Dolar
48,6456 %0,04
Euro
56,1616 %-0,07
Köşe Yazarları Anadolu'da Manşet

CUMHURİYET FAZİLETTİR

Haberde aklına takılan ne?Özet, 5N1K veya kaynak bilgisini Manşet'e Sor.
Abbas ÖZTÜRK
Muhabir & Editör Abbas ÖZTÜRK 25.10.2026 18:43 | Okuma: 2 dk
Köşe Yazarları
CUMHURİYET FAZİLETTİR

CUMHURİYET FAZİLETTİR


Bazı kelimeler vardır, yalnızca sözlüklerde değil, bir milletin hafızasında yaşar. Cumhuriyet de onlardan biridir. Kimi zaman bir okulun bahçesinde dalgalanan bayrakta, kimi zaman bir çocuğun gözlerindeki umutta, kimi zaman da haksızlığa karşı yükselen bir seste kendisini gösterir. Çünkü Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil, insanın insanca yaşama iradesidir.


29 Ekim 1923, Türk milletinin kendi kaderine sahip çıktığı tarihtir. O gün yalnızca bir devletin yönetim şekli değişmedi. Yüzyıllardır tebaa olarak görülen insanlar, egemenliğin gerçek sahibi olduklarını bütün dünyaya ilan etti. Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesi, Cumhuriyet'in ilanıyla siyasi ve toplumsal bir devrime dönüştü.


Atatürk, "Cumhuriyet fazilettir" derken aslında bir milletin geleceğine ahlaki bir sorumluluk da bırakıyordu. Çünkü fazilet, yalnızca doğruyu bilmek değildir; doğruyu savunabilmek, adaleti gözetebilmek ve gerektiğinde kendi çıkarından önce toplumun yararını düşünebilmektir.


Peki, bugün Cumhuriyet'in faziletine ne kadar sahip çıkıyoruz?


Bu soruyu sormadan yapılan her kutlama biraz eksik kalır. Meydanları bayraklarla donatmak, marşlar söylemek, törenlerde alkış tutmak elbette kıymetlidir. Ancak Cumhuriyet'e bağlılık, yalnızca takvimler 29 Ekim'i gösterdiğinde hatırlanacak bir duygu değildir.

swansport


Bir ülkede gençler geleceklerini umutsuzlukla karşılıyorsa, bir çocuk eğitimde eşit fırsatlara ulaşamıyorsa, bir vatandaş hakkını ararken kendisini yalnız hissediyorsa Cumhuriyet'in bize yüklediği sorumlulukları yeniden düşünmek gerekir.


Çünkü Cumhuriyet, ayrıcalıklıların değil, herkesin rejimidir. Makamların insanlardan üstün tutulmadığı, hukukun kişilere göre değişmediği, liyakatin sadakate yenilmediği bir toplum idealidir. Ve bu ideal, yalnızca geçmişin kahramanlıklarıyla değil, bugünün cesaretiyle yaşatılabilir.


Gazetecilik mesleğinin penceresinden baktığımda Cumhuriyet'in en önemli kazanımlarından birinin sorgulayabilen yurttaş bilinci olduğunu düşünüyorum. Zira sorulmayan soruların, konuşulmayan gerçeklerin ve eleştirilemeyen yanlışların olduğu yerde demokratik hayatın güçlenmesi mümkün değildir. Cumhuriyet, sessiz bir toplum değil, düşünen ve konuşabilen bir millet ister.


Bugün Cumhuriyet'imizin 103. yılını kutlarken geçmişe yalnızca gururla bakmak yetmez. Geleceğe karşı taşıdığımız sorumluluğun da farkında olmalıyız. Bize bırakılan mirası korumak, onu olduğu yerde tutmak değil; adaletle, bilimle, özgürlükle ve ortak akılla daha ileriye taşımaktır.


Unutulmamalıdır ki Cumhuriyet, bir kişinin lütfu değil, bir milletin fedakârlığıdır. Bu yüzden hiçbir siyasi görüşün, makamın ya da zümrenin mülkü olamaz. Onu yaşatacak olan da birbirine benzeyen insanlar değil, farklılıklarına rağmen aynı ülkenin geleceğinde buluşabilen yurttaşlardır.


Ve belki de bugün kendimize sormamız gereken en önemli soru şudur: Biz Cumhuriyet'ten ne bekliyoruz değil, Cumhuriyet'in faziletine yakışan insanlar olabilmek için ne yapıyoruz?


**29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.**

Sen ne düşünüyorsun?Tek dokunuşla değerlendir
Bu haberi tartış
Siradaki haber hazirlaniyor...
Okur yorumları

Okur Görüşleri

Yorumlar

0 yorum

İlk yorumu sen yaz!

Söz Sende

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayına alınacaktır.

Yorum yapmak ve haberlere tepki vermek için doğrulanmış okur hesabınızla giriş yapın.
Giriş yap Ücretsiz üye ol
İhbar Et