+90 543 875 6449Abbas Öztürk İhsaniye Mahallesi Kale Önü Sokak Arıcı Apartmanı 4/4 Selçuklu/Konya
Dolar
48,6456 %0,04
Euro
56,1616 %-0,07
Köşe Yazarları Anadolu'da Manşet

D’OLUMLAMA SANATI

Haberde aklına takılan ne?Özet, 5N1K veya kaynak bilgisini Manşet'e Sor.
Ersal Özkan
Muhabir & Editör Ersal Özkan 03.11.2026 12:31 | Okuma: 2 dk
Köşe Yazarları
D’OLUMLAMA SANATI

D’OLUMLAMA SANATI

Dillerde pelesenk olan o şarkıdaki gibi…

Daha dün annemizin kollarında sınıfları doldurduk. Gençlik başımızda delişmen rüzgârlar eserken şoförün talimatıyla otobüslerin arkasına geçtik.

Camide ön saflara, okulda sıralara dizildik. Hep bir yerleri doldurmamız, safları sık tutmamız istendi bizden.

Kimse, “Bırakın biraz dağınık kalsın; isteyen istediği yerde dursun, ibadetini yapsın, yolculuk etsin, İstiklâl Marşı’nı okusun” demedi.

Biz, hayatın boşluklarını doldurmak üzere yetiştirilen çocuklardık.

Yıllar geçti. Büyüdük, değiştik ama telaşımız değişmedi. Hep bir yerlere yetiştik, bir şeyleri tamamladık, birilerinin eksiklerini kapattık.

Bir tek içimizdeki boşluğa sıra gelmedi.

Artık biraz da başka boşlukları dolduralım!

Hastanelerimizi cihazlarla, okullarımızı öğretmenlerle, devlet dairelerimizi iş bekleyen, çalışmak isteyen insanlarımızla dolduralım.

Geçenlerde hastaneye gittim. KBB Dr Zülkar Aslan… Pırlanta gibi bir doktor. Akşam saat yedi olmuş, hâlâ hastalarına şifa dağıtmanın derdinde. Devletimiz ne güzel hizmet sunmuş, hekimimiz görev başında. Ancak ameliyat gerekiyor, gerekli cihaz hastanede yok. Çözüm olarak Tıp Fakültesi’ne yönlendiriyor.

İşte tam da burada bir boşluk var. Hekimimiz var, emeğimiz var, hizmet verme irademiz var; ama cihazımız yok. Öyleyse hastanelerimizi de eksikleriyle baş başa bırakmayalım.

EYT sonrası birçok kurumda geri hizmetlerde personel açığı oluştu. Okullarımızda öğretmen, kamu kurumlarımızda memur ihtiyacı var. Bir tarafta iş bekleyen insanımız, diğer tarafta hizmet bekleyen kurumlarımız… Bu iki boşluğu birbirine kavuşturalım.

Bir gün bir hoca efendi arkasına dönüp şöyle desin:

“Sayın cemaat, saflarınızın nasıl olduğuna değil, gönüllerinizin nasıl olduğuna bakın. Namazınızı nasıl kılarsanız kılın; yeter ki birbirinizden kopmayın.”

Gelin, yaşadığımız ülkeyi, şehrimizi, mahallemizi sevgiyle dolduralım.

Bu yıl yağışlı bir döneme girdik. Elimizde tohumlar, Konya Ovası’nın dağını taşını, toprağını bereketle buluşturalım. Meyve vermeyen ağaçların yerine ceviz, badem, zeytin; iklime uygun her türlü meyve ağacını dikelim. Uygun yerlerde limon da yetiştirelim.

Arabalarımızda kedi köpek maması, ceplerimizde tohum taşıyalım. Yalnızca geçtiğimiz yerlere değil, yaşadığımız her canlıya hürmet bırakalım.

Çünkü doldurulmayı bekleyen yalnızca sınıflar, saflar, kurumlar ve hastaneler değil.

Eksik olan biraz merhamet, biraz adalet, biraz liyakat, biraz da birbirimize duyduğumuz sevgidir.

Kıymetli hocalarım, siz de arkanıza dönünce söyleyin lütfen:

“Safları sık tutalım; ama önce vicdanları sıklaştıralım. Boş yer kalmasın, merhametle dolduralım. Birilerinin artık gözü doysun. Yıllardır öksüz bırakılan kurumlarımız yeterli cihazlarla, personelle, hizmetle dolsun.”

Dağınık söyleyelim, dağınık kılalım. Herkes kendi yolunda, kendi renginde, kendi düşüncesinde olsun.

Ama söz konusu memleketin geleceğiyse artık toparlanalım!

Safları sık tutalım; çünkü bu memleketin en büyük boşluğu, birbirimize karşı eksilttiğimiz vicdanımızdır.
Artık boşlukları biz doldurmayalım; rahmet doldursun, bereket doldursun, sevgi doldursun, hikmet doldursun…
Dünya biraz da bizim bıraktığımız iyiliklerle dolsun.
Ersal Özkan

Sen ne düşünüyorsun?Tek dokunuşla değerlendir
Bu haberi tartış
Siradaki haber hazirlaniyor...
Okur yorumları

Okur Görüşleri

Yorumlar

0 yorum

İlk yorumu sen yaz!

Söz Sende

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayına alınacaktır.

Yorum yapmak ve haberlere tepki vermek için doğrulanmış okur hesabınızla giriş yapın.
Giriş yap Ücretsiz üye ol
İhbar Et