+90 543 875 6449Abbas Öztürk
Dolar
44,9321 %0,10
Euro
52,7479 %-0,10

ZORUNLU EĞİTİM DEĞİL SORUNLU EĞİTİM!

Türkiye’de okullarda artan şiddet olayları sonrası güvenlik, eğitim politikaları ve Bakan Yusuf Tekin’in sessizliği tartışma konusu oldu.

Mehmet Arif GÜDEN
Mehmet Arif GÜDEN 22.04.2026 15:14 | Okuma: 2 dk
Köşe Yazarları
ZORUNLU EĞİTİM DEĞİL SORUNLU EĞİTİM!

Türkiye son yıllarda eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarıyla sarsılıyor. En son Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okulları hedef alan silahlı saldırılar; öğrencilerin ve öğretmenlerin hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı. Bu olaylar yalnızca bireysel suçlar olarak değerlendirilemeyecek kadar derin bir soruna işaret ediyor. Zira okullar, çocukların en güvende olması gereken yerlerken, bugün ailelerin en büyük kaygı duyduğu alanlardan biri haline gelmiş durumda.

Her trajedinin ardından benzer açıklamalar yapılıyor, soruşturmalar başlatılıyor hatta ambulanstan önce yayın yasağı getiriliyor; ancak kamuoyunun beklentisi olan kalıcı ve yapısal adımların atıldığına dair güçlü bir tablo ortaya konulamıyor. Okullarda güvenlik zafiyetleri, gençler arasında artan şiddet eğilimi ve rehberlik mekanizmalarının yetersizliği gibi başlıklar, çözüm bekleyen temel sorunlar olarak karşımızda duruyor.

Toplumun ortak beklentisi ise net: Çocukların hayatını doğrudan ilgilendiren bu meselede daha fazla sorumluluk alınması, daha fazla şeffaflık sağlanması ve benzer acıların tekrar yaşanmaması için somut adımlar atılması.

Tam da bu noktada gözler, eğitim sisteminin en üst sorumlusuna çevriliyor. Ancak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin cephesinden gelen sessizlik, yaşanan acıların ardından oluşan toplumsal beklentiyle açık bir tezat oluşturuyor. Bu büyüklükte krizlerin ardından beklenen; yalnızca rutin açıklamalar değil, güçlü bir sorumluluk duygusu ve kamuoyunu tatmin edecek net bir yol haritasıdır.

Buna karşın ortaya çıkan tablo, eğitim sisteminin önceliklerine dair tartışmaları da beraberinde getiriyor. Okullarda güvenlik, psikolojik destek ve önleyici mekanizmalar konuşulması gerekirken; kamuoyunun farklı başlıklar üzerinden meşgul edilmesi, eleştirilerin odağını daha da keskinleştiriyor. Eğitim gibi hayati bir alanda yönetenlerin sessizliği kadar, hangi konulara ağırlık verdiği de artık sorgulanıyor.

Tüm bunlar yaşanırken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in halen tek bir açıklama yapmaması ve tek derdinin laiklik karşıtlığı olmakla beraber karnelerden ve müfredattan Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü çıkartmak olması trajikomik. Eğitim, siyasi bir arena değil; toplumun ortak geleceğini şekillendiren en temel alandır. Ancak gelinen noktada bakanlığın söylem ve politikalarının, eğitimden ziyade ideolojik tartışmalar etrafında şekillendiği yönünde ciddi eleştiriler bulunmaktadır. Bu durum, kamuoyunda “eğitim mi yönetiliyor yoksa siyaset mi yapılıyor?” sorusunu daha da görünür hale getirmektedir.

“Eğitimi siyasal tartışmaların gölgesine sokmak, aslında en büyük mücadele olarak görülen cehaletle savaş ilkesinden uzaklaşmaktır.”


AKILLARA İSE MÜFREDATTAN ÇIKARTILAN VE HER FIRSATTA UNUTTURULMAYA ÇALIŞILAN BAŞÖĞRETMEN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN ŞU SÖZLERİ GELİYOR;

“Eğitimdir ki, bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder.”

Okur Görüşleri

Yorumlar

0 yorum

İlk yorumu sen yaz!

Söz Sende

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayına alınacaktır.