+90 543 875 6449Abbas Öztürk İhsaniye Mahallesi Kale Önü Sokak Arıcı Apartmanı 4/4 Selçuklu/Konya
Dolar
48,6456 %0,04
Euro
56,1616 %-0,07
Köşe Yazarları Anadolu'da Manşet

Yüzümüz Neden Gülmeyi Unuttu?

Haberde aklına takılan ne?Özet, 5N1K veya kaynak bilgisini Manşet'e Sor.
Uzm. Est. Nilüfer Yılmaz
Muhabir & Editör Uzm. Est. Nilüfer Yılmaz 22.09.2026 09:38 | Okuma: 2 dk
Köşe Yazarları
Yüzümüz Neden Gülmeyi Unuttu? Google Haberler Gündemi bizden takip et Anadolu'da Manşet'i tercih edilen kaynaklarına ekle, haberlerimizi Google'da daha sık gör. Bizi tercih et

Yüzümüz Neden Gülmeyi Unuttu?

Bir süredir insanlara bakıyorum…

Sokakta, iş yerinde, markette, trafikte, bir kafede… Herkes bir yerlere yetişiyor ama sanki kimsenin içi bir yere varmıyor.

Yüzlerde yorgunluk, gözlerde dalgınlık, konuşmalarda tahammülsüzlük var.

Eskiden “Nasılsın?” diye sorduğumuzda insanlar gerçekten bir şeyler anlatırdı. Şimdi çoğu zaman cevap kısa:

“İyiyim işte…”

Ama o “iyiyim”in içinde kocaman bir “Aslında hiç iyi değilim” saklı gibi.

Peki ne oldu bize?

Belki de son birkaç yılda yaşadıklarımızın hesabını henüz ruhumuzdan tahsil etmedik.

Önce Korona…

Bir anda hayatın bütün alışkanlıkları değişti. Evlerimize kapandık. Sevdiklerimizden uzak kaldık. Sarılmayı, tokalaşmayı, yan yana oturmayı bile özledik. Birbirimize yaklaşmanın tehlikeli olduğu günleri yaşadık.

Ve o günler geçti sanırken deprem geldi.

Bu kez sadece evler değil, güven duygumuz da sarsıldı.

“Ev” dediğimiz yerin bir gecede yok olabileceğini gördük. Sevdiklerimizi kaybetmenin ne demek olduğunu, uzaktan bile olsa acının insanın göğsüne nasıl oturduğunu öğrendik.

Sonra hayat devam etti.

Ama insanın ruhu, takvim yaprakları gibi bir gecede eski sayfayı kapatamıyor.

Belki de bugün hâlâ bunun izlerini taşıyoruz.

Daha çabuk öfkeleniyoruz.

Daha kolay kırılıyoruz.

Daha çok kaygılanıyoruz.

Eskisi kadar kolay güvenemiyoruz.

Ve belki de en önemlisi, mutlu olmak için bile kendimizi suçlu hissedebiliyoruz.

Birimiz ekonomik sıkıntı yaşıyor, diğerimiz ailesiyle mücadele ediyor. Bir başkasının çocuğu için kaygısı var, diğerinin geleceğe dair korkuları…

Herkesin görünmeyen bir yükü var.

Üstelik sosyal medyada herkes mutlu!

Herkes güzel sofralarda, güzel tatillerde, güzel kıyafetlerle, güzel hayatlar yaşıyor gibi görünüyor.

Ama gerçek hayatın filtresi yok.

Gerçek hayatta insanların gözlerinin altındaki yorgunluk var.

Sessizce içilen kahveler var.

Gece yatağa girince başlayan düşünceler var.

Ve kimseye anlatılmayan “Ben artık çok yoruldum” cümlesi var.

Belki de bugün birbirimize yapabileceğimiz en büyük iyilik, birbirimizi hemen yargılamamak.

Suratı asık diye birine kızmamak.

Sessiz diye kibirli sanmamak.

Bir gün işe isteksiz geldi diye tembel dememek.

Çünkü insanın ne yaşadığını, kapısını kapattığında nelerle mücadele ettiğini bilmiyoruz.

Bazen bir “Nasılsın?” sorusunu gerçekten sorabilmek, uzun uzun nasihat vermekten çok daha kıymetli.

Bazen birinin elini omzuna koyup “Ben buradayım” demesi, insanın gününü değiştirebilir.

Çünkü toplum olarak yalnızca binalarımızı değil, birbirimize olan bağımızı da yeniden inşa etmemiz gerekiyor.

Belki de artık başarıyı sadece daha çok kazanmak, daha büyük evlerde yaşamak, daha güzel görünmek olarak görmemeliyiz.

Birbirimize iyi gelmeyi de hayatın başarısı saymalıyız.

Çünkü hayat bize son yıllarda çok önemli iki şeyi hatırlattı:

Nefes almanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu ve sevdiklerimizin aslında ne kadar kıymetli olduğunu…

Şimdi belki de üçüncü şeyi hatırlama zamanı:

Gülmenin de bir ihtiyaç olduğunu.

Öyle gösteriş için değil.

Fotoğraf çektirirken değil.

“Her şey mükemmel”miş gibi davranarak değil.

Gerçekten, içimizden gelerek…

Belki hayat bir anda kolaylaşmayacak.

Ama birbirimize biraz daha iyi davranırsak, birbirimizin yükünü biraz daha hafifletirsek, kaybettiğimiz o eski neşeyi parça parça geri bulabiliriz.

Çünkü bazen bir toplumu ayağa kaldıran şey büyük cümleler değil, küçük iyiliklerdir.

Ve belki de bugün hepimizin birbirine söylemesi gereken en güzel cümle şu:

“İyi görünmek zorunda değilsin. Yorulduysan biraz dur. Ama yalnız değilsin.”

Sen ne düşünüyorsun?Tek dokunuşla değerlendir
Bu haberi tartış
Siradaki haber hazirlaniyor...
Okur yorumları

Okur Görüşleri

Yorumlar

0 yorum

İlk yorumu sen yaz!

Söz Sende

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayına alınacaktır.

Yorum yapmak ve haberlere tepki vermek için doğrulanmış okur hesabınızla giriş yapın.
Giriş yap Ücretsiz üye ol
İhbar Et