+90 543 875 6449Abbas Öztürk İhsaniye Mahallesi Kale Önü Sokak Arıcı Apartmanı 4/4 Selçuklu/Konya
Dolar
48,6456 %0,04
Euro
56,1616 %-0,07
Köşe Yazarları Anadolu'da Manşet

USULDEN KURTULUŞ YOK

Haberde aklına takılan ne?Özet, 5N1K veya kaynak bilgisini Manşet'e Sor.
Hasan Yakup CANGÜVEN
Muhabir & Editör Hasan Yakup CANGÜVEN 22.09.2026 09:31 | Okuma: 3 dk
Köşe Yazarları
USULDEN KURTULUŞ YOK Google Haberler Gündemi bizden takip et Anadolu'da Manşet'i tercih edilen kaynaklarına ekle, haberlerimizi Google'da daha sık gör. Bizi tercih et
USULDEN KURTULUŞ YOK
Her şey zıddıyla kaimdir. Bir bu dünya varsa bir de öbür dünya var.
Çalıştıkları, mesai harcadıkları, zamanlarının büyük bölümünü geçirdikleri ofislerinin, bürolarının, işyerlerinin ve makam odalarının en güzel köşelerine “Rüşvet alan da veren de melundur” yazıp, sonra da aynı odada rüşvet alanlar; “Şimdi yiyeyim, sonra nasıl olsa tevbe eder, kurtulurum” diye düşünenler…
Yolsuzluğu alışkanlık hâline getirenler, iltimassız ve torpilsiz iş yapmayanlar; Beytülmal’a el uzatanlar, kamu kaynaklarını kişisel veya belirli bir zümrenin çıkarı için kullananlar; emanete ihanet edenler, yetim ve kul hakkını hiçe sayanlar…
Gırtlaklarına kadar harama batmış oldukları hâlde bundan rahatsızlık duymayanlar, yaptıklarını normalleştirenler ve günah işlemeye devam edenler…
Ülkesinin geleceğini, refahını, adalet duygusunu ve kalkınmasını şahsi menfaatlerinin ve siyasi ikballerinin malzemesi hâline getirenler; bilim üreten, girişimde bulunan, ülkesine katma değer sağlayan insanların önüne siyasi ve bürokratik engeller koyanlar…
Hak edenlerin değil, arkası sağlam olanların makamlara gelmesini sağlayarak liyakati yok edenler; makamlarının hakkını vermeyenler, adaleti kişisel çıkar, adam kayırma ve siyasi nüfuz uğruna zedeleyenler; genç nesilleri niteliksiz bir eğitim sistemine mahkûm ederek eleştirel düşünme, sorgulama ve analitik becerileri yok sayanlar;
Yasa ve kurallara uymaksızın bütün bunları yapanlar kendilerini haklı göstererek öbür dünyada temize çıkabileceklerini mi düşünüyorlar?
Kimi camide saf tutarak, kimi hayır yaparak, kimi daha fazla dünyalık için manevi değerleri kullanarak, kimi de 'Vatan, Millet, Sakarya' diyerek ve kimileri de ' arkalarındaki siyasi güce ve nüfuza güvenerek, Atatürkçülük, çağdaşlık ve laiklik maskesi arkasına sığınarak, demokrasi, özgürlük ve insan hakları' edebiyatı yaparak, 'adalet, eşitlik ve liyakat' nutukları atarak, kimileri de sahte başarı hikayeleri anlatarak  işledikleri haksızlıkların, yedikleri haramların, gasp ettikleri hakların ve sebep oldukları mağduriyetlerin üzerini örteceklerini mi sanıyorlar?
İnsan, kendisine uygun bir gerekçe, bir görüntü, bir söylem veya bir ideoloji bularak yaptığı kötülüğün sorumluluğundan kurtulabilir mi?
Hangi inanca, düşünceye veya hangi dünya görüşüne sahip olursa olun, mesele yalnızca inanç veya inançsızlık meselesi değil; ahlak, adalet, vicdan, emanet ve sorumluluk meselesidir.
Dindar olduğunu söyleyenler için de seküler bir hayat yaşayanlar için de değişmeyen bir gerçek vardır: Hiç kimse yaptığı haksızlığı bir başka kimliğin, düşüncenin veya görüntünün arkasına saklayarak meşrulaştıramaz.
İnsanın yaptığı her şey Kirâmen Kâtibîn meleklerince kayıt altındadır. Bu dünyada yalancı şahitler, sahte bilirkişi raporları ve değiştirilmiş veya karartılmış delillerle adaleti yanıltıp dosyalarını kapatanlar, gerçeğin sonsuza kadar gizli kalacağını sanmasınlar.
İbadetin usulüyle meşgul olup ahlakın esasını terk edenler de seküler bir söylemin arkasına saklanıp sorumluluktan kaçanlar da başıboş ve gayesiz bir hayat yaşayanlar da öyle bedavadan, hesabını vermeden bir kurtuluş aramasın.
İlahi adaletin tecelli edeceği, kul hakkının, gizli kalmış niyetlerin ve tüm amellerin eksiksiz bir şekilde tartılacağı Mahkeme-i Kübrâ’da (Büyük Mahkeme), dünya hayatındaki yargılamalardan tamamen farklı bir mutlak adalet zemini hâkim olacak. Dünyevi hiçbir hile, statü veya yanıltıcı unsur geçerli olmayacak. Mevki, makam, zenginlik veya nüfuz gibi dünyada adaleti yanıltabilen hiçbir güç işlemeyecek. Dünyevi mahkemelerde iyi hal indirimi almak için kullanılan takım elbise, kravat veya dış görünüş gibi unsurlar ilahi huzurda hiçbir değer taşımayacak. Hiçbir şeyi gizlemek veya çarpıtmak mümkün olmayacak. Her kişi kendi yapıp ettiklerinin hesabını tek başına verecek. Orada asıl hesap usulden değil, esastan sorulacak.
Sen ne düşünüyorsun?Tek dokunuşla değerlendir
Bu haberi tartış
Siradaki haber hazirlaniyor...
Okur yorumları

Okur Görüşleri

Yorumlar

0 yorum

İlk yorumu sen yaz!

Söz Sende

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayına alınacaktır.

Yorum yapmak ve haberlere tepki vermek için doğrulanmış okur hesabınızla giriş yapın.
Giriş yap Ücretsiz üye ol
İhbar Et