+90 543 875 6449Abbas Öztürk İhsaniye Mahallesi Kale Önü Sokak Arıcı Apartmanı 4/4 Selçuklu/Konya
Dolar
48,6456 %0,04
Euro
56,1616 %-0,07
Köşe Yazarları Anadolu'da Manşet

SARI DUVARLARIN HİKÂYESİ: BİR BİNADAN ÇOK DAHA FAZLASI

Haberde aklına takılan ne?Özet, 5N1K veya kaynak bilgisini Manşet'e Sor.
Şerife BOZOĞLAN EKER
Muhabir & Editör Şerife BOZOĞLAN EKER 22.09.2026 09:08 | Okuma: 2 dk
Köşe Yazarları
SARI DUVARLARIN HİKÂYESİ: BİR BİNADAN ÇOK DAHA FAZLASI Google Haberler Gündemi bizden takip et Anadolu'da Manşet'i tercih edilen kaynaklarına ekle, haberlerimizi Google'da daha sık gör. Bizi tercih et
SARI DUVARLARIN HİKÂYESİ: BİR BİNADAN ÇOK DAHA FAZLASI

Konya’nın tam kalbinde, her gün önünden binlerce insanın aceleyle geçip gittiği, durup soluklananların ise sadece zarif bir dış cephe gördüğü ihtişamlı bir yapı yükselir: Konya Olgunlaşma Enstitüsü.

O sarı duvarlar, sadece taşın, tuğlanın ve ahşabın bir araya gelmesiyle örülmedi. Bu bina; Konya’nın değişen yüzüne, sokaklarındaki hayatın dönüşümüne, nesillerin akıp gidişine ve geride bırakılan binlerce hatıraya sessizce tanıklık etmiş canlı bir hafızadır.

Gelin, bu binanın hafızasında biraz geriye, at arabalarının seslerinin sokakları doldurduğu eski zamanlara uzanalım.

Yüzyılın başlarında Marunî asıllı buğday tüccarı Yusuf Şar tarafından ikiz konak olarak inşa edilen bu mekân, tarihin akışı içinde kentin kaderine eşlik eden pek çok önemli misyona ev sahipliği yaptı. Kimi zaman Fransız Konsolosluğu olarak diplomasiye kapı araladı, kimi zaman Askerî Hastane olarak acılara ve şifaya ev sahipliği yaptı. II. Ordu Müfettişliği, VI. Ordu Komutanlığı ve Menzil Müfettişliği gibi ülkenin kaderini belirleyen kritik askerî kararlar bu odalarda alındı.

Sonra devran döndü, binanın avlularından çocuk ve genç sesleri yükselmeye başladı. Kız Lisesi oldu, Kız Ortaokulu oldu, Kız Meslek Lisesi oldu. O yıllarda bu binanın kapısından içeri giren genç kızların heyecanı, koridorlarında çınlayan kahkahaları, sınıflardan taşan ders telaşı bugün sessiz gibi görünse de, o ruh hâlâ bu duvarların arasında yaşamaya devam ediyor. Çünkü bazı binalar yalnızca mekân değildir; insanların ömürlerinden bıraktıkları izlerin saklandığı birer sandıktır.

Zaman akıp gitti; şehir büyüdü, caddeler değişti, insanlar başkalaştı. Fakat sarı bina, tüm bu fırtınaların ortasında vakur duruşunu bozmadı. Bir ara yorulup sessizliğe büründüyse de, yapılan titiz bir restorasyonla küllerinden yeniden doğdu. 2012 yılından bu yana ise Konya Olgunlaşma Enstitüsü adıyla, geçmişin zarafetini bugüne taşıyan bir sanat ve üretim yuvasına dönüştü.

İşte hikâyenin en büyüleyici noktası da tam burada başlıyor.

Burası artık sadece nostaljik bir anıt değil; geçmişin ince işçiliği ile geleceğin vizyonunu buluşturan yaşayan bir köprü. Geleneksel el sanatları, dokumalar, nakışlar ve kadın emeği bu çatının altında yeniden hayat buluyor. Bir iğnenin kumaşa sabırla batması, unutulmaya yüz tutmuş bir motifin yeniden canlanması bize çok büyük bir hakikati hatırlatıyor: Bir millet, köklerine sahip çıkabildiği ve üretebildiği ölçüde yarınlara yürüyebilir.

Ben şahsen böyle mekânlara kuru birer “tarihî eser” gözüyle bakamıyorum. Çünkü tarih, kalın ciltli kitaplardan ibaret değildir; bazen eski bir kapının demir tokmağında, bazen aşınmış bir merdiven basamağında, bazen de ahşap bir pencereden içeri süzülen gün ışığında gizlidir.

Ve Konya’nın o asil sarı binası, şehrin gürültüsü içinde bize hâlâ en masum sırrını fısıldıyor: Şehirler koca koca binalardan ibaret değildir; betonlar yıkılır, sokaklar değişir ama hatıralar şehrin kalbini ölümsüz kılar. Konya’nın sarı duvarları da bu şehrin susmayan vicdanı, hafızası ve Konya’nın kalbine açılan en kıymetli kapılardan biridir.
Sen ne düşünüyorsun?Tek dokunuşla değerlendir
Bu haberi tartış
Siradaki haber hazirlaniyor...
Okur yorumları

Okur Görüşleri

Yorumlar

0 yorum

İlk yorumu sen yaz!

Söz Sende

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayına alınacaktır.

Yorum yapmak ve haberlere tepki vermek için doğrulanmış okur hesabınızla giriş yapın.
Giriş yap Ücretsiz üye ol
İhbar Et