Yukleniyor
+90 543 875 6449Abbas Öztürk
Dolar
46,2805 %0,02
Euro
53,7865 %0,40

Sahte Müjdeler ve El Öpen "Muhalefet"

Siyaset sahnesindeki koltuk savaşları ve stratejik hatalar, seçmende derin bir alternatif arayışı yaratırken iki kutuplu krizi büyütüyor.

Mehmet Arif GÜDEN
Mehmet Arif GÜDEN 14.06.2026 19:34 | Okuma: 3 dk
Köşe Yazarları
Sahte Müjdeler ve El Öpen "Muhalefet"

Türkiye’nin siyasi arenası, yıllardır aynı kısır döngünün, aynı yıpranmış aktörlerin ve aynı basiretsiz stratejilerin esiri olmuş durumda. Bir yanda ülkeyi yirmi yılı aşkın süredir kendi çizdiği kutuplaşma koordinatlarında yöneten ve her krizden bir şekilde sıyrılmayı başaran bir Recep Tayyip Erdoğan gerçeği var. Diğer yanda ise halkın değişim arzusunu her fırsatta altın tepside iktidara sunan, kaybetmeyi bir alışkanlık haline getirmiş bir muhalefet bloku.

Bugün geriye dönüp baktığımızda, bu muhalefet blokunun tarih sahnesindeki en büyük fiyaskolarından birinin mimarı şüphesiz Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Kendinizi bir oluşumun, koca bir ana muhalefet partisinin başında hayal edin: Girdiğiniz her seçimi kaybediyorsunuz, izlediğiniz politikalar tabanınızda bile karşılık bulmuyor, başarı süreciniz onlarca yıl aksıyor ama siz hâlâ o koltuğu altınızdan çekmesinler diye binbir takla atıyorsunuz. Bu sadece bir basiretsizlik değil, seçmenin aklıyla alay etmektir.

Hatırlayın o meşhur seçim gecesini... Sandıklar açılıyor, veriler akıyor, rüzgar tersine esiyor ama Kılıçdaroğlu çıkıp o meşhur "Öndeyiz" tweetini atıyor. Bugün dönüp baktığımızda net bir şekilde görüyoruz ki, o tweet aslında muhalefete değil, doğrudan AKP’nin değirmenine su taşıyan, iktidarın konsolidasyonunu sağlayan acı bir "doğruluk" payı içeriyordu. Muhalefeti sahte bir zafer sarhoşluğuna uyutup, arka planda seçimin elden kayıp gitmesine seyirci kalmak, Türk siyasi tarihine bir ihanet vesikası olarak geçmiştir.

Peki, koltuk değişti de zihniyet değişti mi?

Kılıçdaroğlu’nun gidişiyle CHP koltuğuna oturan Özgür Özel dönemi, bazı yerel başarı illüzyonlarıyla büyüyor gibi görünse de, aslında muhalefetin yapısal hastalığının rengini değiştirmekten başka bir işe yaramadı. Evet, kağıt üzerinde CHP bir büyüme yaşıyor olabilir; ancak Özel’in sergilediği siyasi omurgasızlık, bu büyümeyi sabun köpüğüne çeviriyor.

Bir ana muhalefet lideri düşünün ki;

  • Milletin sinir uçlarıyla oynarcasına Amedspor fanatizmine soyunsun,

  • Terör örgütünün ve uzantılarının eylemlerine, söylemlerine karşı çıtını çıkaramasın, derin bir sessizliğe bürünsün,

  • Daha da acısı; Türkiye Cumhuriyeti’ne "işgalci" diyen, bu toprakların kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e "Mısto" diyerek hakaret eden tescilli bir terör sempatizanının, "operacı" Pervin Çakar’ın önünde eğilip elini öpsün!

Bu manzara, bu ülkenin vatansever, milliyetçi ve Atatürkçü seçmeninin yüzüne indirilmiş sert bir tokattır. Sözde "yeni bir barış süreci" çığırtkanlığı adı altında, terör odağı unsurlara verilen o aşırı ve kontrolsüz destekler, muhalefetin ülkeyi yönetme iddiasını daha doğmadan öldürmektedir. Terörle arasına mesafe koyamayan, kurucu değerlerini üç beş marjinal oy uğruna feda eden bir yapı, bu ülkenin geleceğine yön veremez.

Sonuç ve Acı Gerçek: Seçeneksizlik Kıskacı

Günün sonunda Türkiye’nin önündeki tablo tam bir trajedidir. Bir tarafta ekonomik krizle, liyakatsizlikle ülkeyi yoran mevcut iktidar; diğer tarafta ise iktidarın en büyük can simidi olan, milli hassasiyetleri yerle bir etmiş bir ana muhalefet.

Vatandaş sandığa giderken haklı olarak soruyor: Biz kimi seçeceğiz?

Türkiye’de ana muhalefet hattında, bu aziz milletin omurgasını, değerlerini ve geleceğini emanet edebileceği, arkasından güvenle yürüyebileceği tek bir isim bile kalmamıştır. Siyaset sahnesi, ya koltuk sevdalılarının ya da bölücü odakların elini öpme yarışına girenlerin işgali altındadır. Türk milleti, bu iki kutuplu basiretsizlik kıskacından kendi iradesiyle çıkmak zorundadır; zira mevcut muhalefetle gidilecek tek yer, yine yeni bir hüsrandır.

Siradaki haber hazirlaniyor...

Okur Görüşleri

Yorumlar

0 yorum

İlk yorumu sen yaz!

Söz Sende

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayına alınacaktır.