+90 543 875 6449Abbas Öztürk İhsaniye Mahallesi Kale Önü Sokak Arıcı Apartmanı 4/4 Selçuklu/Konya
Dolar
48,6456 %0,04
Euro
56,1616 %-0,07
Siyaset Dış Politika Anadolu'da Manşet

Oktay Saral Tartışması Sonrası Türkiye-Azerbaycan İlişkileri Gündemde

Oktay Saral’ın açıklamaları sonrası Erdoğan-Aliyev görüşmesiyle ilgili gerilim iddiası gündeme geldi.

Haberde aklına takılan ne?Özet, 5N1K veya kaynak bilgisini Manşet'e Sor.
Hiranur AYDIN
Muhabir & Editör Hiranur AYDIN 28.10.2026 14:27 | Okuma: 4 dk
Siyaset Dış Politika
Oktay Saral Tartışması Sonrası Türkiye-Azerbaycan İlişkileri Gündemde

Türkiye ile Azerbaycan arasında Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın açıklamalarının ardından başlayan gerilim, yeni iddialarla yeniden gündeme geldi. Azerbaycan'daki üst düzey yetkililer ve gazetecilerle görüştüğünü belirten gazeteci İsmail Saymaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasındaki telefon görüşmesinin iyi geçmediğinin kendisine aktarıldığını yazdı.

Azerbaycanlı kaynaklar, yaşanan gelişmelerin ardından iki ülke ilişkilerinin eskisi gibi olmayabileceğini öne sürdü. Ancak görüşmenin içeriğine ve diplomatik ilişkilerin geleceğine yönelik bu değerlendirmeler, kaynakların aktardığı iddialara dayanıyor. İki ülke yönetimlerinden görüşmenin olumsuz geçtiğine ilişkin resmî bir açıklama yapılmış değil.

Erdoğan-Aliyev görüşmesiyle ilgili dikkat çeken iddia

Gazeteci İsmail Saymaz'ın Azerbaycan'daki kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, Erdoğan ile Aliyev arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesi beklenen olumlu havada geçmedi. Kaynaklar, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın görevinden ayrılmaması durumunda Aliyev'in Ankara'da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne katılmayacağını da ileri sürdü.

Azerbaycanlı kaynaklar ayrıca, Saral'ın Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olması nedeniyle Erdoğan'ın bilgisi dışında söz konusu paylaşımı yapmış olamayacağını düşündüklerini belirtti. Bu değerlendirme, kaynakların görüşü olarak aktarılırken Saral'ın açıklamaları için doğrudan Erdoğan'dan talimat aldığına ilişkin kamuoyuna açıklanmış bir kanıt bulunmuyor.

swansport

Aliyev'in 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine katılması bekleniyor. Zirve öncesinde ortaya atılan iddialar, iki ülke arasındaki diplomatik temasları yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.

Gerilimin merkezinde Oktay Saral'ın açıklamaları var

Türkiye-Azerbaycan hattındaki son tartışma, Azerbaycan'daki okullarda başörtüsü kullanımına ilişkin uygulamalar üzerinden başladı. Azerbaycan'da okul kıyafetlerine ilişkin kurallar çerçevesinde, eğitim ortamında üniforma bütünlüğünü bozduğu ve laiklik ilkesiyle bağdaşmadığı değerlendirilen bazı ek kıyafet unsurlarına kısıtlamalar getirildi. Uygulama, başörtülü öğrencilerin eğitim hakkı konusunda tartışmalara yol açtı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesini eleştirdi. Saral'ın sözleri, Azerbaycan'ın iç politikası ve eğitim uygulamalarına yönelik bir müdahale olarak değerlendirildi.

Yaşanan tartışmanın ardından Saral'ın görevinden ayrılması, iki ülke arasındaki gerilimin önemli gelişmelerinden biri oldu. Saral, görevinden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla ayrıldığını açıklamıştı. Azerbaycan'a yönelik sözlerinin bu kararda etkili olup olmadığı sorusuna verdiği yanıt da tartışmaları artırdı.

Bakü'nün rahatsızlığı yalnızca başörtüsü tartışmasıyla mı sınırlı?

Saymaz'ın görüştüğü Azerbaycanlı kaynaklar, iki ülke arasındaki rahatsızlığın son olayla başlamadığını savundu. Kaynaklara göre, Karabağ Savaşı sonrasında Türkiye'nin Azerbaycan'a yaklaşımı konusunda da zaman zaman görüş ayrılıkları yaşandı.

Azerbaycan tarafındaki bazı isimlerin, Karabağ Zaferi'nin Azerbaycan'ın kendi başarısı olarak görülmesi gerektiğini vurguladığı ve Türkiye'den alınan askerî yardımların bedelinin ödendiğine dikkat çektiği aktarıldı. Bu yaklaşım, Bakü yönetiminin ülkenin askerî ve siyasi başarısının başka bir ülkenin üstünlüğü üzerinden değerlendirilmesine karşı hassasiyetini yansıtıyor.

Kaynaklar, Türkiye'deki bazı medya kuruluşlarında Azerbaycan yönetimi ve ülkenin dış politikası hakkında yayımlanan eleştirel haberlerin de geçmişte rahatsızlık oluşturduğunu öne sürdü. Ancak bu iddialar, Azerbaycanlı kaynakların değerlendirmelerine dayanıyor; iki ülke arasındaki bütün diplomatik ilişkilerin bu nedenlerle olumsuz etkilendiği yönünde resmî bir tespit bulunmuyor.

“Türkiye bize abi gibi davranıyor” değerlendirmesi

Azerbaycanlı kaynakların aktardığı değerlendirmelerde, iki ülke arasındaki ilişkilerde eşitlik ve karşılıklı egemenliğe saygı konusu öne çıktı. Kaynaklardan biri, Türkiye'nin Azerbaycan'a yaklaşımını eleştirerek Bakü'nün başka bir ülkenin üstün konumunu kabul etmek istemediğini savundu.

Bu görüş, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin yalnızca tarihî ve kültürel yakınlık üzerinden değil, iki ülkenin bağımsız dış politika tercihleri ve egemenlik hassasiyetleri üzerinden de şekillendiğini gösteren bir tartışma olarak gündeme geldi.

Türkiye ve Azerbaycan, uzun yıllardır siyasi, ekonomik, enerji ve savunma alanlarında iş birliği yürütüyor. Karabağ Savaşı sırasında ve sonrasında gelişen yakın ilişkiler, iki ülkenin bölgesel politikalarında önemli bir yer tutuyor. Bu nedenle son tartışmaların uzun vadeli etkisi konusunda kesin bir sonuca varmak için resmî açıklamaların ve diplomatik temasların izlenmesi gerekiyor.

Azerbaycan'ın 31 Türk vatandaşına yönelik kararı

Gerilimin bir diğer boyutunu, Azerbaycan'ın aralarında Türkiye'den siyasetçi ve kamuoyunda tanınan isimlerin de bulunduğu 31 kişiyi istenmeyen kişi ilan etmesi oluşturdu. Bakü yönetimi, kararın gerekçesi olarak söz konusu kişilerin açıklamalarının ülkenin egemenliğini ve millî güvenliğini hedef aldığını ileri sürdü.

Listede farklı siyasi çevrelerden isimlerin yer alması, tartışmanın Türkiye'de de geniş yankı bulmasına neden oldu. Karar, sosyal medya açıklamalarının ve siyasi değerlendirmelerin ülkeler arasındaki diplomatik ilişkilere etkisini yeniden gündeme taşıdı.

Söz konusu gelişmeler, Oktay Saral'ın açıklamalarının ardından oluşan gerilimin birden fazla boyutu bulunduğuna işaret ediyor. Bununla birlikte, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğine ilişkin değerlendirmelerin somut gelişmeler ve resmî açıklamalarla birlikte ele alınması önem taşıyor.

Gözler Ankara'daki zirvede

29-30 Ekim'de Ankara'da düzenlenmesi planlanan Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri açısından da yakından takip ediliyor. Aliyev'in zirveye katılımı beklenirken, görüşmenin olumlu geçmediği ve Saral görevden ayrılmasaydı ziyaretin gerçekleşmeyeceği yönündeki iddialar gündemdeki yerini koruyor.

Azerbaycanlı kaynakların “ilişkiler eskisi gibi olmayacak” değerlendirmesi, mevcut gerilimin gelecekteki diplomatik temaslara nasıl yansıyacağı sorusunu gündeme getirdi. Ancak iki ülkenin ilişkilerinde kalıcı bir değişim yaşanıp yaşanmayacağı henüz belli değil.

Önümüzdeki süreçte Ankara ve Bakü'den gelecek açıklamalar, liderlerin temasları ve zirve kapsamında yapılacak görüşmeler, tartışmaların seyrini belirleyecek başlıca gelişmeler arasında yer alıyor.

Sen ne düşünüyorsun?Tek dokunuşla değerlendir
Bu haberi tartış
Siradaki haber hazirlaniyor...
Okur yorumları

Okur Görüşleri

Yorumlar

0 yorum

İlk yorumu sen yaz!

Söz Sende

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayına alınacaktır.

Yorum yapmak ve haberlere tepki vermek için doğrulanmış okur hesabınızla giriş yapın.
Giriş yap Ücretsiz üye ol
İhbar Et