+90 543 875 6449Abbas Öztürk İhsaniye Mahallesi Kale Önü Sokak Arıcı Apartmanı 4/4 Selçuklu/Konya
Dolar
48,6456 %0,04
Euro
56,1616 %-0,07
Köşe Yazarları Anadolu'da Manşet

Kozadan Çıkmayı Göze Alanların Hikâyesi

Haberde aklına takılan ne?Özet, 5N1K veya kaynak bilgisini Manşet'e Sor.
Ersal Özkan
Muhabir & Editör Ersal Özkan 28.09.2026 12:23 | Okuma: 2 dk
Köşe Yazarları
Kozadan Çıkmayı Göze Alanların Hikâyesi Google Haberler Gündemi bizden takip et Anadolu'da Manşet'i tercih edilen kaynaklarına ekle, haberlerimizi Google'da daha sık gör. Bizi tercih et

Kozadan Çıkmayı Göze Alanların Hikâyesi

Her büyük hikâye, büyük bir gürültüyle başlamaz.

Bazen bir tohumla başlar…

Bazen bir cümleyle…

Bazen de kimsenin önemsemediği küçük bir cesaretle.

Konya’nın kenevir hikâyesi de böyle başladı.

Kenevir ekimi için izin alındığında, Mustafa Özaydın isimli cesur bir çiftçimiz çıktı ve:

“Ben ekerim.” dedi.

Belki o gün yalnızca bir tarlaya tohum atıldı.

Ama aslında toprağa bir hayalin ilk tohumu bırakılıyordu.

Sonra o küçük hareket, büyümeye başladı.

İşte burada Harun Meral’in rolü belirginleşti.

Meral, bu meseleyi yalnızca bir tarım faaliyeti olarak görmedi. Kenevirin tarladan çıkıp sanayiye, üreticiye, kooperatifleşmeye ve katma değere uzanan büyük bir dönüşümün parçası olabileceğine inandı.

meram 26.09.2026

İnsanları bir araya getirdi.

Farklı yerlerde filizlenen düşüncelerin ortak bir hedefte buluşmasına katkı sağladı.

Çünkü bazı insanlar bir fikri sadece konuşur.

Bazıları ise o fikrin arkasında durur, emek verir ve büyümesi için mücadele eder.

Asıl hikâye belki de burada başlıyor.

Bir kelebeği düşünün…

Kelebek olmadan önce kozadadır.

Dışarıdan bakıldığında sessizdir.

Hareketsizdir.

Ama içeride büyük bir mücadele vardır.

Kozadan çıkmak kolay değildir.

Kanatlarını açabilmek için önce o dar kabuğu kendi gücüyle parçalamak zorundadır.

Ve o mücadele olmadan kelebek, kelebek olamaz.

Konya’nın kenevir hikâyesi de biraz böyle.

Yılların alışkanlıklarını, “olmaz” denilenleri, bürokrasiyi, ön yargıları ve zorlukları aşmak gerekiyor.

Kolay değil.

Ama zaten değerli olan hiçbir dönüşüm kolay gerçekleşmiyor.

Kozayı kırmadan kanat açılmıyor.

Bugün Konya’da kenevir adına atılan adımlara bakarken yalnızca bugünü değil, o ilk günleri de hatırlamak gerekiyor.

Bir çiftçinin cesaretiyle başlayan yolculuk…

Harun Meral gibi insanların sahiplenmesiyle büyüyen ortak irade…

Kooperatifleşme düşüncesi…

Ve sonunda tarım ile sanayiyi aynı hedefte buluşturma hayali…

Bütün bunlar, küçük bir hareketin nasıl büyük bir dönüşüme dönüşebileceğinin hikâyesidir.

Belki bugün hâlâ kozadayız.

Belki kanatlar tam olarak açılmadı.

Belki önümüzde aşılması gereken daha çok engel var.

Ama artık önemli olan başka bir şey:

Kozanın içinde ne olduğunu biliyoruz.

Ve çıkmak için mücadele eden bir irade var.

Çünkü bazı hikâyeler, dışarıdan bakıldığında sessizliktir.

Oysa içeride büyük bir değişim yaşanıyordur.

Konya’nın kenevir hikâyesi de böyle…

Bir çiftçinin “Ben ekerim” sözüyle başlayan…

İnsanların omuz vermesiyle büyüyen…

Ve bugün geleceğe doğru kanat açmaya hazırlanan bir hikâye.

Belki yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda herkes bugünün değerini daha iyi anlayacak.

Ve diyecekler ki:

“O gün sadece kenevir ekilmemişti.

Bir geleceğin tohumu toprağa bırakılmıştı.”

Çünkü hayat bize şunu öğretir:

Kelebek, kanatlarını kozadan çıktıktan sonra değil; kozayı kırmaya cesaret ettiği gün kazanmaya başlar.

Ve bazen…

Bir çiftçinin toprağa bıraktığı küçücük bir tohum, yıllar sonra bir şehrin geleceğine dönüşür.

Sen ne düşünüyorsun?Tek dokunuşla değerlendir
Bu haberi tartış
Siradaki haber hazirlaniyor...
Okur yorumları

Okur Görüşleri

Yorumlar

0 yorum

İlk yorumu sen yaz!

Söz Sende

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayına alınacaktır.

Yorum yapmak ve haberlere tepki vermek için doğrulanmış okur hesabınızla giriş yapın.
Giriş yap Ücretsiz üye ol
İhbar Et