Yukleniyor
+90 543 875 6449Abbas Öztürk
Golda Reklam
Dolar
46,6998 %0,07
Euro
53,3582 %0,41

Kan Kokan Bir İdeolojinin Anatomisi: Siyasal İslam’ın Madımak’ta Somutlaşan Barbarlığı!

"Çok Şükür Halkımız Zarar Görmedi" Demişlerdi: Siyasal İslamın İki Yüzlü "Halk" Tanımı! "Tekbir" Getirerek İnsan Yakanlar...

Mehmet Arif GÜDEN
Mehmet Arif GÜDEN 02.07.2026 08:32 | Okuma: 3 dk
Kültür&Sanat Tarih
Kan Kokan Bir İdeolojinin Anatomisi: Siyasal İslam’ın Madımak’ta Somutlaşan Barbarlığı!

Kültürün, Sanatın ve Aydınlığın Katli

Sivas’a giden o değerli insanlar; Pir Sultan Abdal’ın hoşgörüsünü, deyişlerini, sazını, sözünü ve bu toprakların heterodoks, aydınlık kültürünü yaşatmak için oradaydılar. Muhlis Akarsu’nun bağlaması, Nesimi Çimen’in nefesi, Hasret Gültekin’in feryadı, Behçet Aysan ve Metin Altıok’un şiirleri, Asım Bezirci’nin edebiyat eleştirmenliği o otelde yakılmak istendi. Kültür ve sanat, doğası gereği özgürlükçüdür, sorgulayıcıdır ve insanı yüceltir. Siyasal İslamcılık ise tam tersine; tek tipleştirici, dogmatik, sanattan korkan ve sorgulayan akla düşman bir yapıya sahiptir.

2 Temmuz günü Cuma namazından çıkan barbar güruh, "Sivas laiklere mezar olacak" sloganlarıyla önce kültür merkezindeki heykellere saldırdı, ardından insanları diri diri yakmak için Madımak Oteli’ni kuşattı. Bu saldırı, sadece o oteldeki bedenlere değil; çok sesli Anadolu kültürüne, hümanizme, tarihe ve aydınlanma felsefesine yapılmış organize bir saldırıydı.


Devlet Korumasındaki Yobazlık ve Skandallar Silsilesi

Siyasal İslamcı zihniyetin ve onun devlet mekanizması içerisindeki uzantılarının en büyük utancı, katliam anından günümüze kadar uzanan cezasızlık ve koruma refleksidir. O gün saatlerce süren kuşatmaya, atılan taşlara, yükselen dumanlara rağmen kılını kıpırdatmayan dönemin yetkilileri, katliamı adeta canlı yayında izletti. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in katliam sonrası sarf ettiği "Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir" sözü, siyasi tarihin en büyük utanç vesikalarından biri olarak kayıtlara geçti. "Halk" dedikleri, ellerinde benzin bidonlarıyla insanları yakıp bunu alkışlayan yobaz gruptu.


Yargılama süreci başladığında ise siyasal İslamcıların koruma kalkanı hemen devreye girdi:

  • "Örgüt Yok, Tahrik Var" Kılıfı: İlk mahkemelerde olay anayasal düzene saldırı olarak görülmek istenmedi. Dönemin DGM Başsavcıları ve mahkemeleri, suçu mağdurlara ve Aziz Nesin’e yıkarak "haksız tahrik" indirimleri havada uçuştu.

  • Kırmızı Bülten Skandalları: Yıllarca güya "kırmızı bültenle" aranan katliam sanıklarının, aslında Sivas’tan hiç ayrılmadığı, evlendikleri, ehliyet sınavına girdikleri ve askere gittikleri ortaya çıktı. Devletin gözü önünde, yobaz katiller adeta ödüllendirilerek yaşatıldı.

  • Zamanaşımı Lütfu: Firari sanıklar hakkındaki dava, 14 Eylül 2023’te Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "zamanaşımı" gerekçesiyle düşürüldü. İnsanlığa karşı işlenen bir suç, organize bir katliam, yargı eliyle zamanaşımı lütfuna uğratılarak cezasız bırakıldı.


"Katiline Af" Çıkaran Zihniyet

Siyasal İslamcı ideolojinin bu katliamla ve katillerle olan ideolojik akrabalığı, en üst düzey devlet kararlarıyla da tescillendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anayasal af yetkisini defalarca bu katliamın asli failleri için kullandı:

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Ahmet Turan Kılıç, 2020 yılında "sağlık sorunları" gerekçe gösterilerek cumhurbaşkanı kararıyla affedildi.

  • İdam ve müebbet hükümlüsü Hayrettin Gül, yalnızca 20 yıl cezaevinde kaldıktan sonra 2023 yılında yine bir af kararıyla serbest bırakıldı.

  • Son olarak müebbet hapis hükümlüsü Adem Kozu’nun cezası da aynı yöntemle ortadan kaldırıldı.


Cezaevlerindeki yüzlerce hasta ve yaşlı mahpus görmezden gelinirken, Madımak’ta insanları diri diri yakan katillerin sırayla cumhurbaşkanlığı affına uğraması, siyasal İslam’ın kendi tabanına ve yobaz ideolojisine verdiği bir selamdır. Katiller serbest bırakılırken, maktullerin isimleri ancak uzun yıllar sonra kebapçı yapılan otelin içindeki bir panoya, onları yakmaya çalışırken ölen saldırganların isimleriyle yan yana yazılabildi.


Sonuç: Madımak Hâlâ Yanıyor

Madımak, tarihsel olarak sönmemiş bir yangındır. Çünkü adalet tesis edilmemiş, katliamı öven, meşrulaştıran ve faillerini koruyan siyasal İslamcı çizgi bugün de varlığını sürdürmüştür. İç hukuk yollarının tükendiği bu dava şimdi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) koridorlarında adalet arıyor. Ancak hafıza asıl mahkemedir; Türkiye’nin vicdanı, o yobaz kalabalığı da, onları kollayan siyasi iradeyi de asla affetmeyecektir. Şairlerin, ozanların ve aydınlığın sönmeyen meşalesi, yobazlığın karanlığını eninde sonunda yırtacaktır.


Siradaki haber hazirlaniyor...

Okur Görüşleri

Yorumlar

0 yorum

İlk yorumu sen yaz!

Söz Sende

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayına alınacaktır.

İhbar Et