+90 543 875 6449Abbas Öztürk İhsaniye Mahallesi Kale Önü Sokak Arıcı Apartmanı 4/4 Selçuklu/Konya
Dolar
48,6456 %0,04
Euro
56,1616 %-0,07
Köşe Yazarları Anadolu'da Manşet

Kalabalıkların İçinde Neden Bu Kadar Yalnızız?

Haberde aklına takılan ne?Özet, 5N1K veya kaynak bilgisini Manşet'e Sor.
Uzm. Est. Nilüfer Yılmaz
Muhabir & Editör Uzm. Est. Nilüfer Yılmaz 28.09.2026 12:08 | Okuma: 2 dk
Köşe Yazarları
Kalabalıkların İçinde Neden Bu Kadar Yalnızız? Google Haberler Gündemi bizden takip et Anadolu'da Manşet'i tercih edilen kaynaklarına ekle, haberlerimizi Google'da daha sık gör. Bizi tercih et

Kalabalıkların İçinde Neden Bu Kadar Yalnızız?

Hiç bu kadar çok insanla aynı anda iletişim kurup da kendimizi hiç bu kadar yalnız hissetmiş miydik?

Telefonlarımız elimizden düşmüyor. Gün boyunca onlarca mesaj geliyor, sosyal medyada yüzlerce insanın hayatına bakıyoruz, hikâyeler izliyor, beğeniler bırakıyor, hatta bazen hiç tanımadığımız insanların hayatlarına kendi hayatımızdan daha fazla şahit oluyoruz.

Ama akşam olduğunda içimizden geçenleri gerçekten anlatabileceğimiz kaç kişi var?

İşte asıl soru burada başlıyor.

Kalabalıkla yalnızlık aynı şey değil.

Bir insan kalabalık bir sofrada otururken de kendini yapayalnız hissedebilir. Bir insanın telefon rehberinde yüzlerce isim olabilir ama “Başım sıkıştı, sana ihtiyacım var” diyebileceği tek bir kişi olmayabilir.

meram 26.09.2026

Belki de çağımızın en büyük yalnızlığı, insan eksikliği değil; gerçek bağ eksikliği.

Eskiden kapımız daha kolay çalınırdı. Komşu habersiz gelirdi. Bir tabak yemek paylaşılır, bir çay bahanesiyle saatlerce sohbet edilirdi. Çocuklar sokakta birbirleriyle büyür, büyükler birbirlerinin hayatından haberdar olurdu.

Şimdi ise çoğumuz birbirimizin hayatını görüyoruz ama birbirimizin halini bilmiyoruz.

“İyi misin?” diye soruyoruz, cevabını beklemeden geçiyoruz.

Bir fotoğrafın altına kalp bırakıyoruz ama o fotoğrafın arkasındaki insanın gerçekten ne yaşadığını merak etmiyoruz.

Belki de en çok ihtiyacımız olan şey, daha fazla insan değil.

Daha gerçek insanlar.

Bizi başarılarımız için değil, olduğumuz kişi için seven; sustuğumuzda sessizliğimizi fark eden; kötü günümüzde tavsiye vermeden önce yanımıza oturabilen insanlar…

Çünkü insanın bazen çözüm aramadığı olur.

Sadece birinin “Ben buradayım” demesine ihtiyaç duyar.

Üstelik yalnızlık sadece yaşlıların, yalnız yaşayanların ya da sosyal çevresi olmayanların sorunu değil. İşe giden, çocuk büyüten, ailesi olan, arkadaşları bulunan, her gün insanlarla konuşan insanlar da yalnız olabilir.

Hatta bazen en çok gülenlerin, en çok çalışanların, herkese “Ben hallederim” diyenlerin içinde büyük bir sessizlik vardır.

Çünkü güçlü görünmekle güçlü hissetmek aynı şey değildir.

Belki bu yüzden birbirimize biraz daha dikkatli bakmalıyız.

Yanımızdaki insanın bugün neden sustuğunu, eskisi kadar konuşmadığını, sürekli “iyiyim” demesine rağmen gözlerinin neden başka şey söylediğini fark etmeye çalışmalıyız.

Bazen bir telefon açmak, bir kahve içmeye davet etmek, “Nasılsın, gerçekten nasılsın?” diye sormak sandığımızdan çok daha değerlidir.

Hayat zaten yeterince hızlı.

İnsanlar birbirinden uzaklaşmak için yeterince sebep buluyor.

Bari biz, birbirimize yaklaşmak için küçük sebepler yaratalım.

Çünkü günün sonunda insanın kaç takipçisi olduğu değil, kaç kişinin gerçekten yanında olduğu önemlidir.

Ve belki de bu çağın en büyük ihtiyacı şudur:

Daha çok bağlantı değil…

Daha çok bağ.

Sen ne düşünüyorsun?Tek dokunuşla değerlendir
Bu haberi tartış
Siradaki haber hazirlaniyor...
Okur yorumları

Okur Görüşleri

Yorumlar

0 yorum

İlk yorumu sen yaz!

Söz Sende

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayına alınacaktır.

Yorum yapmak ve haberlere tepki vermek için doğrulanmış okur hesabınızla giriş yapın.
Giriş yap Ücretsiz üye ol
İhbar Et