Yukleniyor
+90 543 875 6449Abbas Öztürk İhsaniye Mahallesi Kale Önü Sokak Arıcı Apartmanı 4/4 Selçuklu/Konya
Belediye 4
Dolar
47,0626 %0,03
Euro
53,9453 %-0,05

Hüseyin Can Güner’in Emniyet İfadesi Ortaya Çıktı: “İhalelerin İptaliyle Kamu Yararı Sağlandı”

Hüseyin Can Güner, temizlik ihalelerine müdahale etmediğini ve iptallerin daha düşük maliyetlerle kamu yararı sağladığını savundu.

Mehmet Arif GÜDEN
Mehmet Arif GÜDEN 16.07.2026 19:02 | Okuma: 5 dk
Gündem Hukuk ve Adliye
Hüseyin Can Güner’in Emniyet İfadesi Ortaya Çıktı: “İhalelerin İptaliyle Kamu Yararı Sağlandı”

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Çankaya Belediyesine yönelik yürüttüğü soruşturmada Hüseyin Can Güner’in emniyet ifadesinin ayrıntıları ortaya çıktı. Temizlik ve araç kiralama ihaleleriyle ilgili soruları yanıtlayan Güner, hiçbir firmaya yönelik yönlendirme yapmadığını, talimat almadığını ve herhangi bir kişiden menfaat sağlamadığını söyledi. Güner, iptal edilen ihalenin ardından yapılan alımların daha düşük bedellerle sonuçlandığını savunarak işlemlerin kamu yararı doğurduğunu ileri sürdü.

Soruşturma kapsamında Güner’e “rüşvet” ve “ihaleye fesat karıştırma” iddiaları yöneltildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, operasyonun başlangıcında toplam 36 şüpheli hakkında suç örgütü kurma veya örgüte üye olma, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma suçlamaları kapsamında işlem başlatıldığını açıklamıştı.

Mal Varlığı ve Gelirlerini Anlattı

Avukatları eşliğinde ifade veren Güner’e öz geçmişi, gelirleri, banka hesapları, mal varlığı ve soruşturma kapsamında el konulan eşyalar hakkında sorular yöneltildi.

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Çankaya Belediye Başkanı seçildiğini belirten Güner, geçimini belediye başkanlığı maaşı ile Belediye Meclisi huzur hakkı ödemelerinden sağladığını söyledi.

Güner, adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malların belediye başkanı seçilmesinden önce edinildiğini, bazı taşınmazların miras yoluyla kendisine geçtiğini ve herhangi bir şirketin ortağı ya da yöneticisi olmadığını ifade etti. Ayrıca kripto para hesabının bulunmadığını beyan etti.

“İhale Süreçlerinde Sorumluluğum Yok”

Güner’e, belediyedeki ihale ve alım süreçlerinde firmaların hangi kriterlere göre belirlendiği soruldu.

İhale hazırlıklarının ilgili müdürlükler tarafından yürütüldüğünü anlatan Güner, dosyaların Mali Hizmetler Müdürlüğüne gönderildiğini ve ihalelerin Merkezi Satın Alma Bürosu tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.

Bu işleyişin kendi döneminden önce de uygulandığını belirten Güner, ihalelerin hazırlanması, yaklaşık maliyetin oluşturulması ve firmaların belirlenmesi aşamalarında doğrudan bilgisinin veya müdahalesinin bulunmadığını savundu.

Açık İhalenin Geciktirildiği İddiası Soruldu

Emniyet sorgusunda Güner’e, temizlik hizmetlerine ilişkin mevcut sözleşmenin 31 Ağustos 2024’te sona ereceğinin bilinmesine rağmen açık ihale hazırlıklarının yavaşlatıldığı ve süre sıkışıklığı oluşturularak pazarlık usulüne zemin hazırlandığı iddiası da yöneltildi.

Güner, yeni ihale için Belediye Meclisi kararı gerektiğini öğrendiğinde konuyu meclise taşıdığını ve gerekli iznin alındığını söyledi.

Hazırlık aşamasındaki gecikmenin, şantiye alanının tahsis süreci ile devam eden konteyner alımlarından kaynaklanmış olabileceğini belirten Güner, bu teknik süreçlerin ilgili müdürlükler tarafından yürütüldüğünü ifade etti.

“Yasal Sayının İki Katı Firma Çağrıldı”

Geçmiş dönemde işi yapan müşteki firmanın pazarlık usulü ihaleye neden davet edilmediği de Güner’e soruldu.

Güner, mevzuatın en az üç firmanın davet edilmesini öngördüğünü, daha önce aynı işi yapmış olmanın davet için zorunlu bir şart olmadığını ve söz konusu ihaleye yasal asgari sayının iki katı kadar firmanın çağrıldığını söyledi.

İhaleye davet edilen şirketlerin belirlenmesine yönelik herhangi bir talimat vermediğini savunan Güner, firma yetkililerini tanımadığını ve hiçbir ihale sürecinde yönlendirmede bulunmadığını kaydetti.

Görev Değişikliklerine “Rutin İşleyiş” Savunması

Soruşturmada, bazı belediye yöneticilerinin ihale süreci sırasında görev yerlerinin değiştirilmesi de gündeme geldi.

Güner, belediyelerde izin, rapor, emeklilik, görev değişikliği talebi ve idari ihtiyaçlar nedeniyle personel değişiklikleri yapılabildiğini belirtti.

İhale süreçlerinin hazırlıktan sözleşmeye kadar birkaç ay sürdüğünü söyleyen Güner, bu zaman diliminde birden fazla personelin değişmesinin olağan idari işleyiş kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

İhalenin Neden İptal Edildiğini Açıkladı

Toplam 12 firmanın teklif sunduğu bir ihalenin neden iptal edildiğine ilişkin soruya Güner, tekliflerin yalnızca dördünün geçerli olduğunu ve fiyat indiriminin yaklaşık maliyete göre çok düşük kaldığını belirterek yanıt verdi.

Güner, yaklaşık yüzde 0,71 seviyesindeki indirim nedeniyle yeterli rekabetin oluşmadığının değerlendirildiğini söyledi. Aynı ihale hakkında Kamu İhale Kurumunun da 6 Kasım 2024 tarihinde iptal kararı verdiğini, sürecin daha sonra Danıştay 13. Dairesince hukuka uygun bulunduğunu savundu.

Söz konusu kararların hukuki içeriği, soruşturma ve yargılama sürecinde ilgili belgeler üzerinden değerlendirilecek.

“Sonraki İhaleler Daha Düşük Bedelle Yapıldı”

Güner’in savunmasındaki en dikkat çekici bölüm, iptal edilen ihale ile daha sonra gerçekleştirilen alımların maliyetlerinin karşılaştırılması oldu.

İptal edilen ihalenin aylık yaklaşık 26 milyon 353 bin liralık bedelle sonuçlandığını belirten Güner, daha sonraki ihalelerin aylık yaklaşık 21 milyon 950 bin lira ve 23 milyon 805 bin lira seviyelerinde gerçekleştiğini söyledi.

Yeni ihalelerin önceki bedele göre aylık yaklaşık 3 milyon ile 4,5 milyon lira daha düşük sonuçlandığını ileri süren Güner, bu farkın rekabetin önceki süreçte sağlanamadığını gösterdiğini ve belediye açısından kamu yararı oluşturduğunu savundu.

Rüşvet ve Menfaat İddialarını Reddetti

Güner’e, ihale süreçlerindeki iddia edilen usulsüzlükler karşılığında herhangi bir kişiden menfaat sağlayıp sağlamadığı da soruldu.

Suçlamaları kabul etmeyen Güner, herhangi bir firmadan veya kişiden maddi çıkar temin etmediğini, hiçbir ihaleye müdahale etmediğini ve firmaların belirlenmesi için talimat vermediğini söyledi.

Güner’in emniyet ifadesinde rüşvet ve örgüt suçlamalarına ilişkin doğrudan soru yöneltilmediği iddiası, müdafileri tarafından da gündeme getirildi. Güner’in ifade içeriğine ilişkin haberlerde avukatların, gözaltı kararındaki suçlamalar ile sorulan sorular arasında uyumsuzluk bulunduğunu savunduğu aktarıldı.

Sosyal Medya Yazışmalarına İtiraz

Sorgu sırasında Güner’e üçüncü kişiler arasında geçtiği belirtilen bazı WhatsApp yazışmaları da gösterildi.

Güner, bu görüşmelerin kendisi dışında gerçekleştiğini, yazışmaların içeriği hakkında bilgisinin bulunmadığını ve paylaşımlarla ilgili iftira gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulduğunu belirtti.

Bir şirket yetkilisiyle 2022 yılında aynı baz istasyonu bölgesinde sinyal verdiğine ilişkin tespit sorulduğunda ise o tarihte belediye başkanı veya belediye başkan adayı olmadığını söyledi. Söz konusu kişiyi tanımadığını ve herhangi bir görüşme gerçekleştirmediğini ifade etti.

Avukatlardan Usul İtirazı

Güner’in avukatları Deniz Aksoy, Gökhan Kılıç ve Doğukan Fırat Kaya, soruşturmanın yürütülme yöntemine itiraz etti.

Avukatlar, belediyede devam eden müfettiş incelemesinin sonucu beklenmeden adli sürece geçildiğini, aynı ihale dosyaları hakkında daha önce verilen takipsizlik kararının usulüne uygun şekilde kaldırılmadan yeniden soruşturma yürütülemeyeceğini savundu.

Soruşturma izni alınmadığını ileri süren müdafiler, bilirkişi incelemesi ve somut maddi delil bulunmadan gözaltı işlemi gerçekleştirildiğini belirterek Güner’in serbest bırakılmasını talep etti. Bunlar savunma makamının iddiaları olup soruşturma mercilerinin ve yargının değerlendirmesine tabidir.

Güner’in de Aralarında Bulunduğu 24 Kişi Tutuklandı

Emniyet ve savcılık işlemlerinin ardından sulh ceza hâkimliğine sevk edilen Hüseyin Can Güner’in de aralarında bulunduğu 24 şüpheli hakkında 15 Temmuz 2026 tarihinde tutuklama kararı verildi. Altı şüpheli ise adli işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

İçişleri Bakanlığı da tutuklama kararının ardından Güner’i geçici bir tedbir olarak belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırdı. Soruşturma devam ederken isnatların kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü anlamına gelmediği ve şüphelilerin masumiyet karinesinden yararlandığı unutulmamalıdır.

Siradaki haber hazirlaniyor...

Okur Görüşleri

Yorumlar

0 yorum

İlk yorumu sen yaz!

Söz Sende

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayına alınacaktır.

İhbar Et