Yukleniyor
+90 543 875 6449Abbas Öztürk
Dolar
46,6475 %0,04
Euro
53,2554 %0,25

Hainlerin Akıbeti Değişmez! Şeyh Said ve Yandaşlarının İdam Yıldönümü

Mehmet Arif GÜDEN
Mehmet Arif GÜDEN 29.06.2026 15:40 | Okuma: 2 dk
Politika Siyasi Analiz ve Yorum
Hainlerin Akıbeti Değişmez! Şeyh Said ve Yandaşlarının İdam Yıldönümü

ATASINI TANIMAYAN İT PEŞİNDE GEZER. BU METİN ŞEYH SAİD İTİNE VE ONUN PEŞİNDE GEZENLERİ HEDEF ALIYOR!

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerini, üniter yapısını ve egemenliğini hedef alan her türlü kalkışma, tarih önünde ve millet vicdanında hak ettiği net cevabı almıştır. 1925 yılında genç cumhuriyete karşı başlatılan ve dış güçlerin bölgesel çıkarlarıyla paralellik gösteren Şeyh Said isyanı, devletin bekasına yönelik açık bir ihanet hareketi olarak kayıtlara geçmiştir.

Şark İstiklal Mahkemeleri tarafından yürütülen hukuki süreçlerin ardından, vatana ihanet ve devlete karşı silahlı isyan suçlarından hüküm giyen Şeyh Said ve yandaşlarının idam edilmesi, hukukun ve devlet otoritesinin tesisi adına tarihi bir dönüm noktasıdır.

İhanetin Tarihsel ve Hukuki Karşılığı

Cumhuriyet’in ilk yıllarında, devletin modernleşme hamlelerini ve toprak bütünlüğünü hedef alan bu kalkışma, Musul meselesinin kritik bir evreye girdiği dönemde İngiliz emperyalizminin ekmeğine yağ süren bir operasyon olarak nitelendirilmiştir. Devletin bölünmez bütünlüğüne kasteden bu ve benzeri figürlerin, geçmişle yüzleşme ya da insani haklar bahanesiyle yeniden gündeme taşınması, ulusal hafızada sert bir reddedişle karşılanmaktadır.

Tarihsel gerçekleri çarpıtarak, tescilli bir vatan hainini ve onun bölücü ideolojisini kutsamaya çalışan, anma adı altında terör ve isyan seviciliği yapan odaklar, Türk milletinin egemenlik haklarına açıkça meydan okumaktadır. Cumhuriyet’in kurucu iradesini ve milli kimliği hedef alan bu tür hamleler, hukuki ve toplumsal meşruiyetten tamamen uzaktır.

Diyarbakır Barosu ve benzeri yapıların, İstiklal Mahkemeleri kararlarını hiçe sayarak mezar yeri tespiti üzerinden bir mağduriyet anlatısı yaratma çabası, milli güvenlik mimarisi ve kurucu hukuk ilkeleriyle taban tabana zıttır. Devlet otoritesini zaafa uğratmayı amaçlayan her kalkışmanın sonu, 1925'te olduğu gibi hüsran ve net bir tasfiyedir.

Tarih bilincinden yoksun, kendi devletinin köklü geçmişine ve kurucu liderlerine düşmanlık besleyen yapıların, bu topraklarda bölünme ve kaos tohumları ekmesine izin verilmeyecektir. Vatana ihanet edenlerin ve onların izinden gidenlerin hak ettiği tek şey, tarihin karanlık sayfalarında mahkum edilmektir.

Siradaki haber hazirlaniyor...

Okur Görüşleri

Yorumlar

0 yorum

İlk yorumu sen yaz!

Söz Sende

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayına alınacaktır.

İhbar Et